top of page

Yaratıcılık ve Görsel Bir Günlük Tutmak

  • Yazarın fotoğrafı: Hüma
    Hüma
  • 19 May 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 28 May 2025


Görsel günlüğümün ilk sayfası. Yazının devamında da bahsedeceğim gibi bu ilk sayfayı çizmek stresli olsa da bu muharebeden mutlu ayrıldım, beni motive eden hoşuma giden bir ilk sayfa eskizledim. Kendimi ve defterimi eskizleyerek başlamışım, ne düşünerek yaptığımı hatırlamıyorum ama "ben burdayım ve bunu ben yapıyorum" diye haykırdığım bir sayfa olmuş.
Görsel günlüğümün ilk sayfası. Yazının devamında da bahsedeceğim gibi bu ilk sayfayı çizmek stresli olsa da bu muharebeden mutlu ayrıldım, beni motive eden hoşuma giden bir ilk sayfa eskizledim. Kendimi ve defterimi eskizleyerek başlamışım, ne düşünerek yaptığımı hatırlamıyorum ama "ben burdayım ve bunu ben yapıyorum" diye haykırdığım bir sayfa olmuş.

Son zamanlarda bende birikmiş, zihnimi kurcalayan bir sürü konu var. Bunların hepsini aynı detaylılıkla konuşamak zor. Hepsini düşünmek zaten bir hayli yorucu. Bunlardan bir yaratıcılık ya da “kreativite” dediğimiz bu şey, bunun üzerine son zamanlarda çok düşünüyorum.


Bir aralar yaratıcılık üzerine de okuyordum ama okudukça kafam karışmaya başladı ve sonunda bıraktım. Kavramları anlamak, onların karmaşıklığına şahit olmak inanılmaz bir şey aslında ama bazen de sadece çok fazla düşünmek istemiyorum.


Yaratcılık diyince benim alanım olduğundan aklımda ilk canlanan imge bir görsel üretimi temsil eden tuval üzerinde renkli bir çalışma süreci ama yaratıcılığın bundan daha fazlası olduğunun farkındayım, o bir düşünce şekli. Baktığımda yaratıcılıktan anladığım şey temelde şu: orjinal olmak, üretmek. Son zamanlarda bir şeyler üretsem de, ki bu sadece minik bir görsel günlükten ibaret, yaratıcı hissedemiyorum. Referans için Kendimi pinterestte fazlasıyla kaybolmuş buluyorum. İlham ararken yönümü kaybediyorum.


2022’de yaptığım seramikleri, kolajları görünce kıskanıyorum. (TikTok’ta Black Swan filminden bir sahneden meme yapmışlar. Ana karakter kendine bakıp sosyal kelebek, sevilen halini büyük bir kıskançlıkla izliyor. Meme’de de 2025 ben 2023 bana bakarken diye yazmışlar.) Bu tutukluk hissi nerden geliyor bilmiyorum. Belki de görsel sanatlarda iç içe olmadığım son bir yıl geçirdiğimdendir, aynı zamanda yetersiz olacağımı düşündüğüm için üretmekten korktuğum, İnsanlardan, sanatçılardan kendimi soyutladığım ve ilhamımı kestiğim içindir. Bu durgunluk hâli aslında içime çekilmeme ve düşünmeme yol açtı. Yaşadıklarımı sindirmeme ve yazarak kendimi anlamaya çalışmaya. Bu yazma eylemi günlüktü, yaratıcı bir yanı yoktu. Devamlı üretmemenin de bir sonucu oldu, köreldim. Ben de Paslanmış elimi ve yaratıcılığımı tekrardan körüklemek için küçük bir deftere başladım. Eskiz defteri değil ama benziyor: Bi görsel günlük. İngilizcede buna “visual diary” diyorlarmış. Üzerine konuşacağım zaten ama ben yazı yazarak da bir günlük tutuyorum son 3 aydır, buna eşlik etmesi için bu günlüğü tutmak istedim. Ve bi not iki yıl sanat terapisi aldım, bundan da ilhamla bir görsel günlük tutmak istedim çünkü artık kendimi sözel olarak daha iyi ifade edebiliyor olsam bile bazen bazı renk ve çizgi kombinasyonları içimdekini daha iyi yansıtabiliyor.


Otobüs yolculuklarını seviyorum, şehir içi olanları daha doğrusu. Otobüste giderken çok odaklı ve memnun bir şekilde kitap okuyabiliyorum ya da kafamı kurcalayan bir konu hakkında kesintiye uğramadan derinlemesine ChatGPT ile konuşabiliyorum. En sevdiğim otobüsler arkaya doğru uzayanlar, hep bi ferah ve kısmen boş oluyorlar, bunu seviyorum. Bu eskiz de evden terapiye giderken bindiğim ve çok sevdiğim bir otobüsteyken çizdiğim bir çizim. Bu otobüs gündelik hayatımın büyük bir parçası ve onu çok seviyorum.
Otobüs yolculuklarını seviyorum, şehir içi olanları daha doğrusu. Otobüste giderken çok odaklı ve memnun bir şekilde kitap okuyabiliyorum ya da kafamı kurcalayan bir konu hakkında kesintiye uğramadan derinlemesine ChatGPT ile konuşabiliyorum. En sevdiğim otobüsler arkaya doğru uzayanlar, hep bi ferah ve kısmen boş oluyorlar, bunu seviyorum. Bu eskiz de evden terapiye giderken bindiğim ve çok sevdiğim bir otobüsteyken çizdiğim bir çizim. Bu otobüs gündelik hayatımın büyük bir parçası ve onu çok seviyorum.

İlk sayfayı çizmek zordu. Uzun bir aradan sonra kendime bi baskı oluşturmuştum ama bir şekilde atlattım ve şansıma hoşuma giden bi sayfa çizdim. İlk başlarda her gün çiziyordum şimdi aralara 2-3 gün giriyor ama istikrarlıyım. Görsel günlük elimin açılması ve bir şey çizmeye, görsel bir iş üretmeye olan çekincemin kırılması için yaptığım bir pratik. Yazmaya alıştığım için bazen eskiz sayfasına yazacak gibi oluyorum ama kendimi tutuyorum çünkü onun yeri burası değil. Bunun yanı sıra her sayfada kendimi yargılasam da açılma süreci de sürecin bir parçası diyerek bu tarz duygu durumlarını umursamamaya çalışıyorum. Şimdilik tek derdim elimi açmak ve renklerle hissedebilmeyi hatırlamak.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page